Çalışma yaşamı gerçeken normal hayatımızın en çok zaman alan kısmı sayılır. Çünkü birçok insan saatlerinin bir çoğunu mesaide geçirir. Fakat bu süreçte unuttuğumuz ve hatırlamamız gereken oldukça önemli birkaç konu var. Özellikle bir çoğumuzun gözden kaçırdığı bu özellikler, çalışma hayatımızın kalitesini büyük ölçüde etkilemektedir. İşte size 10 hatırlatma:
1. İş Hayatın, Hayatının Tamamı Değil
İş hayatın, tüm hayatının tamamı değildir. Birçok insan çalışırken yalnızca buna göre yaşar. Yani iş hayatının tüm diğer alanları da kapladığını düşünür. Fakat bu aslında bir yanılsamadır. Evet iş hayatına göre hayat planlamasını yapabiliriz ama mesai sonrasındaki hayatımızda tamamen özgürüz. Bu iki ayrımı gözümüzden kaçırdığımızda kendimizi sadece performansla tanımlıyor, bu da uzun vadede tükenmişliğe yol açıyor.
2. Sınırlar Koymak Bencillik Değil, Öz Bakımdır
Mesai saatleri, ulaşılabilirlik sınırları ve iş tanımı konusunda net olmak zihinsel sağlığını uzun vadeli korur. Sürekli erişilebilir olmak verimlilik değildir. Aksine sürdürülemezlik yaratır. Çünkü zihin de kendi yükünü bırakacak alanlara ihtiyaç duyar.
3. Dinlenmek Verimliliğin Düşmanı Değildir
Birçok insan gün içinde kendine ayrılmış olan dinlenme aralığını kullanmamayı tercih eder. Bunun sebebi için de işten kopmamak ve verimliliği korumak tezini ortaya atar. Fakat bu bilinenin aksine oldukça yanlış bir uygulamadır. Çünkü dinlenmek, gözlerini kapayabilmek veya birkaç dakika bile olsa hiçbir şey yapmamak zihnin sıfırlanmasını sağlar.
4. Her “Acil” Gerçekten Acil Değildir
İş yerinde birçok konu acil gibi algılanır ve bu da stresi artırır. Ancak önceliklendirme yapmak stres seviyeni ciddi ölçüde azaltır. Talep edilen her konuya aynı hız ve yoğunlukta yanıt vermek zorunda değilsin. Bu yüzden kendine esneklik tanımalısın. Her işi acil gibi algılamak, zihninde sürekli alarm sistemini aktif halde tutar. Bu da uzun vadede insanları yorar.
5. İyi İlişkiler, İş Tatminini Artırır
Sağlıklı iletişim ve güvene dayalı ilişkiler iş yerindeki iyi oluşun temelidir. Özellikle çalışma hayatında destek gördüğünü hissetmek psikolojik dayanıklılığı artırır. Dolayısıyla insanlarla iletişimi güçlendirmek ve sağlıklı iletişi devam ettirmek, iş yerindeki tatmini de otomatik olarak artırır.
6. Hata Yapmak Gelişimin Bir Parçasıdır
Mükemmeliyetçilik kısa vadede motive edici görünse de uzun vadede kaygıyı artırır. Hataları öğrenme fırsatı olarak görmek psikolojik esnekliği güçlendirir. Bu yüzden hata yaptığında panik tepkisiyle hareket etmemek ve hatayı gelişim sürecinin bir parçası olarak görmek uzun vadeli motivasyonunu korumanı sağlar.
7. “Hayır” Demek Profesyonelliktir
Sorumluluk almak kadar kapasiteyi bilmek de profesyonelliktir. Gerçekçi olmayan iş yüklerini kabul etmek hem kaliteyi hem de ruh sağlığını olumsuz etkiler. Bu yüzden iş tanımı içerisinde yer almayan işlere karşı hayır diyemek, uzun vadede ruh sağlığına iyi gelir.
8. Değer Görme İhtiyacı İnsani Bir İhtiyaçtır
Takdir edilmek, katkının fark edilmesi ve görülmek motivasyonun önemli kaynaklarındandır. Bu ihtiyacın doğal olduğunu kabul etmek, kendini suçlamanı engeller. Bu da iş yapış şeklini motivasyon anlamında etkiler. Motivasyonu yüksek çalışanlar kendilerini konforlu hissettikleri için enerjilerinin yüzde yüzünü işe verirler.
9. Kendini Başkalarıyla Sürekli Kıyaslamak Zihinsel Yük Yaratır
Her insanın hayatı farklı olduğu gibi her çalışanın da kariyer yolculuğu farklıdır. Kendi gelişim eğrine odaklanmak hem öz güveni hem de içsel motivasyonu artırır. Bu da iş performansını doğrudan etkileyen çok önemli bir parametre olur.
10. Wellbeing Tesadüf Değil, Bilinçli Bir Tercihtir
İyi oluş dediğimiz şey dengeli beslenme, uyku, sosyal ilişkiler, anlam duygusu ve iş tatmini gibi birçok faktörün birleşimidir. Küçük ama düzenli adımlar uzun vadede büyük fark yaratır. Bu yüzden iş yerlerinde wellbeing kavramına yapılan yatırımlar, bir kurumun ileriye doğru gitmesi için vazgeçilmez bir yapıdır.




