İşte zamanımızı çalan birçok faktör vardır. Bunların başında sürekli gelen mesajlar ve bildirimler, bunun yanında da plana dahil olmayan acil işler gelir.
Buna ek olarak aynı işe tekrar tekrar dönmek zorunda kalmak, net olmayan görev tanımları ve bir işi mükemmel yapmaya çalışmak da zaman kaybını artıran önemli unsurlardır.
Bu noktada yapılması gereken ilk şey şudur:
“Zamanım nereye gidiyor?” sorusunu kendimize dürüstçe sormak.
Önceliklendirme Yapmayı Öğrenin
İşte zaman yönetiminde en kritik noktalardan biri, işleri acil ve önemli ayrımına göre planlayabilmektir.
Özellikle son teslim tarihi daha geç olan işleri, yalnızca daha kolay olduğu için öne çekebiliyoruz. Bu da gün sonunda bizi daha fazla yoruyor ve zamanın verimsiz kullanılmasına sebep oluyor.
Şimdi kısa bir durun ve mevcut işlerinizi yazın. Örneğin 10 kalem işiniz varsa, onları önem sırasına göre numaralandırın. Ardından gününüzü bu sıralamaya göre planlayın.
Unutmayın:
- Acil ve önemli işler hemen yapın
- Önemli ama acil olmayan işleri planlayın
- Acil ama önemsiz işleri mümkünse devredin
- Acil olmayan ve önemsiz işleri azaltın
Yetersizlik ve Başarısızlık Sizi Ele Geçirmesin
Zaman yönetimi doğru yapılmadığında, birçok insanda “yetersizim” veya “başarısızım” düşünceleri ortaya çıkar. Bu hisler çoğu zaman gerçekçi olmasa bile, kişi kendini kusurlu görmeye başlar.
Bu noktada iş kimliğinde yetersizlik temaları oluşur ve zamanla motivasyon düşüşü görülür. Bu durum uzun süre devam ettiğinde ise tükenmişlik sendromu kaçınılmaz olur.
Bu yüzden şunu hatırlamak gerekir:
Bir şeyi eksik yapmak ya da her şeyi yetiştirememek yetersizlik değildir.
Başarısızlık ise hiç değildir.
Molaları Planlamayı Unutmayın
Zaman yönetimi yalnızca daha çok işi daha hızlı yapmak değildir. Asıl amaç, enerjiyi doğru yönetmek ve daha akıcı bir çalışma düzeni kurmaktır. Bu yüzden gün içinde kısa molalar vermek, dikkatin yeniden toparlanmasını sağlar ve aynı işe tekrar tekrar dönme ihtiyacını azaltır.
Özellikle 60-90 dakikada bir 5-10 dakikalık mola vermek; zihinsel yorgunluğu azaltır. Üretkenliği artırır ve günün sonunda tükenmiş hissetmenin önüne geçer.




