Çalışanları Başarısız Kılan Tutumlar.. Zihniyet bizler için birçok şey ifade anlatır aslında. Çünkü hayata karşı yaklaşımımız, tutumlarımız, inançlarımız, ne kadar üretken ve etkili olduğumuzu da şekillendirir. Aynı şey elbette çalışma hayatımız için de geçerli. İş yerinde nasıl bir zihniyete sahip olduğumuz yaklaşımımızı ve enerjimizi de belirler.
Günümüzde birçok insan işyerinde nasıl daha pozitif ve pro-aktif çalışırız diye düşünüyor. Bu noktada belki de işleri en çıkmaza sürükleyen nokta olumsuz şeyleri daha az düşünmemiz.
Gelin iş yerinde sizleri alıkoyacak tutumlara biraz yakından bakalım.
1-Sürekli Kötümser Bakış Açısı
Kötümserlik, bir beyaz kağıttaki tek bir lekeye odaklanarak kâğıdın pis olduğunu düşünmemiz durumudur aslında. Tek bir olumsuzluğa odaklanarak diğer pozitif şeyleri göremiyoruz bazen. İş yerinde karamsar zihniyet de buna benzer. Bu zihniyet değişimi ve yenilikleri olumsuz olarak görmemize veya işlerin ters gitmesini beklerken ilerlemenin bir yolunu bulmakta zorlanmamıza neden olur.
Kendinizi iş yerinde bir olayla ilgili olumsuz düşünürken bulursanız, durup birkaç saniye bu düşünceleri irdeleyin. Bu düşünceleri yeniden şekillendirmenin bir yolu var mı? Bu sorunu bir fırsata dönüştürmenin bir yolunu bulur musunuz? Bu durum olumlamak, sürekli mutlu hissetmek veya olumsuzluğu görmekten ziyade her durumda olumsuzlukların yanında olumlu şeyleri ve fırsatları da görmekle ilgilidir.
2-Duyguların Kontrolü Ele Geçirmesine İzin vermek
Duygularımız, bizi insan yapan en önemli parçamızdır. Bu noktada ne hissettiğimiz ve nasıl hissettiğimiz konusunda açık olmak, sürdürülen ve sağlıklı iletişim için de oldukça önemlidir. Elbette zorluklar yaşadığımız bazı duygularımız da vardır; öfke ve hayal kırıklığı gibi. Bu tarz duygular açığa çıkıp kontrolü ele geçirirse bizleri ve başkalarını negatif etkileyen bir duruma yol açar. Bu gibi negatif durumlar iş yaşamında profesyonelliğe aykırı olarak görülür.
Bu tarz güçlü duyguları kontrol etmekte sorun yaşıyor yaşıyor olmamız oldukça olası. Fakat bu duyguları kontrol altında tutamazsak uzun vadede bizleri olumsuz etkileyeceği de bir gerçek.
Güçlü duyguları kontrol etmek aslında oldukça basit tekniklerle geliştirilir. Nefes egzersizleri, içinden 10’a kadar say teknikleri gibi. Öfkelendiğiniz durumda bir e-maile hemen yanıt vermemek adına kendinize söz verebilirsiniz. Ya da ufak yürüyüşler ve bir hava almak gibi basit yöntemler oldukça işlevseldir. Bu noktada kendi kendinizi dinleyebilir ve kendinize sorular yöneltebilirsiniz; neden sinirlendim, hangi düşünceler sinirlenmeme sebep oldu, ne yapabilirim?
3-İnsanlarla İyi Geçinmek Konusunda İsteksiz Tutumlar
İş yerlerinde, kendini yakın hissetmediğiniz veya kendi kişiliğinize yakın bulmadığınız insanlarla vakit geçirmek gibi bir durumda kalabilirsiniz. Bu durumda elbette sizlere tamamen zıt insanlarda aynı ortamda kalmak, sinir bozucu bir durum da olur.
Birlikte çalışan herkes arkadaş olmak zorunda değil elbette. Lakin aynı sınır içerisinde saygı ve uyum düzeyi önemli bir noktadır. Çünkü meslektaşlarınızla olan iletişim, saygı düzeyi, çatışma noktaları işi daha az keyifli veya daha üretken bir hale getirir. Bu durum da profesyonel hayatınızda nasıl göründüğünüzü etkiler.
Sevmediğiniz veya sizinle farklılıklara sahip insanlarla daha etkin bir çalışma gerçekleştirmek adına;
-Farklılıklara ve bunların ne anlama gelebileceğine dikkat edin
-Farklı yaklaşımlara sahip olsalar dahi onlardan bir şeyler öğrenebileceğiniz gerçeğini unutmayın
-Ortak bir hedefe yaklaşırken nasıl daha etkili bir çalışma gerçekleştirebileceğinizi ikili olarak konuşun
-Kendi çalışırken ihtiyacınız olan şeyleri bulun
-Odağınız suni konularla dağılmasına izin vermeyin, anda kalın
4-Aşırı Özür Dileyici Zihniyet
Kendinizi bir anda özür dilerken bulduğunuz oluyor mu, ya da sizin hatanız olmadığı takdirde özür dileyici bir tutumda davrandığınız? Çoğu zaman “rahatsız ettim, özür dilerim”, “sorduğum için mazur görün” gibi söylemlerde bulunuyor musunuz?
Bu tarz söylemler, kişinin kendisini sürekli hatalı olarak değerlendirmesiyle kalmayıp durumu pekiştirir hale de getirir. Aynı zamanda karşı tarafın sizi samimiyetsiz olarak algılamasına da sebebiyet verir.
Aslında bu durum bir reflekstir, yani otomatik gerçekleştirdiğimiz bir davranış. Refleksler de hayatta kalmamız için oluşturduğumuz düşünce ve davranışlar bütününü oluşturur. Dolayısıyla hayatta kalmak adına sürekli özür dileyici tutum sergileyen çalışanlar, kendilerine güvenle ilgili birtakım eksiklikler yaşar ve dışarıdan bu durum fark edilebilir. Bu da çalışanların sürdürülebilirlik ve psikolojik sağlamlık konularında yeterli düzeyde olmadığına dair bir algı oluşturabilir.
5-Değişime Karşı Direnmek
Bilhassa ani ve beklenmedik değişimler insanlar için oldukça zor olur. Ekonomi ve teknoloji dünyasındaki hızlı değişimler, çalışma hayatındaki değişimleri de kaçınılmaz hale getirir.
Kendinizi “ama biz bunu her zaman bu şekilde yaptık” gibi düşünürken bulabilirsiniz veya yeni şeyleri denemekte isteksiz olabilirsiniz. Fakat bu, meydan okumaya değer bir tutumu da beraberinde getirir. Çünkü her değişim bir fırsatın öncülü, her öncül ise gelişim için gerekli bir itici güçtür. Çünkü dayanıklılığı (psikolojik sağlamlık) da beraberinde getirir. Ve psikolojik dayanıklılık refahın da en büyük bileşenidir.
Yazar: Psk. Barış Özkoparanoğlu




