Çalışan refahını yalnızca iyi bir iş için önkoşul olarak tanımlayabilirsiniz. Fakat wellbeing kavramı, modern çalışma dünyasının temel bir prensibidir. Özellikle uzaktan çalışma modellerinin de arttığı günümüz dünyasında bu kavram daha da popüler hale geliyor. Çünkü çalışanların sürdürülebilen mental sağlıklarının ne kadar önemli olduğu her geçen gün daha da ön plana çıkıyor.
Pandemi ve sonrası dönemde, tüm iş kollarının sekteye uğradığı bir süreci yaşadık. Uzaktan çalışma modelleri de bu dönemde uygulanmaya başlandı. Bu yöntemle belki işlerin devamlılığı yoluna girdi fakat her geçen gün de alınan verim düşmeye başladı. Çalışan refahının ne kadar önemli olduğu da bu dönemlerde öne çıkmaya başladı. Dünya Sağlık Örgütü 2023 raporunda da çalışanların refahını desteklemenin, iş kültürünün ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ele aldı.
Çalışan Refahını Şirket Kültürününüz Bir Parçası Haline Nasıl Getirebilirsiniz?
İşyerlerinin kalbi insandır. Eğer insanlar devamlılık, mental veya fiziksel sağlık gibi konularda sorunlar yaşarsa bu durumdan işyerleri oldukça derin etkilenir. Bununla birlikte bazı araştırmalara göre çalışanların %66’sı işverenlerden daha fazla refah desteği görmek istiyor.
Çalışan refahını çalışma kültürünüzün bir parçası haline getirmek için;
1-Odağınız Bütüncül Sağlık Olsun
Refah ( well-being ), çalışanları bütünsel olarak kapsayan bir destektir. Bunun içerisinde fiziksel, zihinsel, sosyal, manevi refah gibi alt başlıklar bulunur. Tüm bu ihtiyaçları besleyerek gerçek bir refah programı oluşturabilirsiniz. Çünkü başlıkların hepsi, birbirini besleyen ve bir bütünü oluşturan yapı taşlarıdır. Şimdi bu başlıklara bir göz atalım:
- Fiziksel Refah / Fiziksel Wellbeing : Fiziksel wellbeing, bilhassa uzaktan çalışma modellerinin getirdiği hareketsizliği önlemek amacıyla kullanılır. Hastalık risklerinin şirketlere olan maliyetlerini de göz önüne aldığımızda iyi bir duruş sağlama, sık sık verilen aralarda uygulanması gereken fiziksel hareketler (Mindful Hareket-Mindoor App.) bu konuda hayati değere sahiptir.
- Zihinsel Refah / Zihinsel Wellbeing : Zihinsel wellbeing, düşüncelerimizin sağlığını ön planda tutan uygulamarı kapsar. Düşünceler, duygu ve davranışların daha sağlıklı bir açıdan tutarlılığını etkileyen en önemli faktördür. Aynı zamanda anksiyete, depresyon ve stres yönetimi gibi durumlar da zihinsel wellbeing programlarında yer alır. İstatistiklere göre her altı çalışandan biri hayatının farklı dönemlerinde en az bir kez zihinsel sağlık sorunlarıyla karşılaşır. Özellikle etkili çalışma becerini en çok etkileyen faktör olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda bireysel danışmanlık gibi uygulamalar doğrudan zihinsel wellbeingi destekleyen uygulamalardır.
- Sosyal Refah / Sosyal Wellbeing : Çalışanlar içim sosyallik kurma, o işyeri kültürünün bir parçası olarak hissetmelerine yardımcı olan bir faktördür. Elbette burada sadece iş yerinde olan bir sosyallikten bahsetmiyoruz. Kişisel sosyal ortamlara ayrılan vakit, eğer böyle bir alanı yoksa neden bu konuda bir isteğinin olmadığı ve o alanı nasıl daha işlevsel hale getirebileceğimiz öne çıkıyor.
- Manevi Refah / Manevi Wellbeing : Manevi wellbeing, bireysel olarak kişinin kendi ruh haline doğrudan etkisi bulunan, insanlarla olan ilişkisinden hayatından ve kendisinden aldığı doyumu anlatır. Dolayısıyla bu ilişkisellik de kendini daha huzurlu ve güveli bir alan içerisinde tanımlamasını sağlıyor.
Refah programlarını bir ev gibi düşünebilirsiniz. Bir parçası temeli, bir parçası çatıyı, başka bir parçası ise pencereleri oluşturuyor. Bu başlıklar birbirine doğrudan etki eden bir bütünü oluşturur.
2-Çalışanların Şirket Aidiyetini Besleyin
Günümüz dünyasında dikkat, kolaylıkla çelinir bir durumdadır. İsteklerimiz, odak noktamız, hayallerimiz ve gidiş yolumuz da haliyle hızlıca değişebiliyor. Bu sebeplerle çalışanların odak noktaları ve dikkatlerini de artırmak çok kritiktir. Bu istifa gibi büyük bir sorunu da çözümler.
Çalışanların işe bağlılığını artırmak için;
- Destekleyici çalışma ortamları yaratın: Çalışanlara daha teşvik edici ve rahat bir çalışma ortamı sunmak önemlidir. Onların aidiyetlerini artırmakla birlikte performanslarını da büyük ölçüde tetikler. Aynı zamanda açık iletişim kurularak doğrudan bağlantıda kalmak, algılanan değerlilik duyguları üzerinde doğrudan etki eden bir faktördür.
- Çalışanların yaptıkları işi izleyin ve temas edin: İyi iş için algılanan değeri etkileyen unsurlardan bir diğeri övgüdür. Bu da üretkenliği artırır. İyi iş tebriği hak eder. Ayrıca yaptıkları iş üzerinde çalışanlarda özerklik vermek, kendilerine verilen önemi de fark etmelerine yardımcı olur. Bunun yanında kendilerini güçlü hissetmelerini de sağlar.
- Ek sağlık avantajları sunun: Ruh sağlığı desteği, sağlık hizmetlerine erişim gibi teşvik edici yan haklar, çalışılan yerin bireye olan önemini ifade eden bir kültür oluşturur. Bu kültürde kişi, bireysel olarak kendini soyutlanmış değil önemli hisseder. Bu noktada dijital sağlık uygulamaları son dönemde oldukça popüler hale geldi. Mindoor App gibi aplikasyonlarla kişilerin doğrudan erişerek kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olan uygulamalar desteklenir.
Şimdi durun ve kendinizi, kuruluşunuz dışında birisi olarak hayal edin. Dışardan içeriye doğru bir bakış atın ve mutlu çalışanları, stres üzerinden gözlemleyin. Sizce mutlu ve kendini iyi hisseden bir çalışan nasıl çalışır?
Kurum ve kuruluşların çalışanlarına yaklaşım şekli, onların bağlılığı doğrudan etkiler. Bu durumu sadece çalışanlar üzerinden değerlendirmeyin. İş ortaklarınız, yatırımcılarınız ve potansiyel ortaklarınız gözünden durumun nasıl göründüğünü hayal edin.
Yapılan birçok araştırma, refaha yapılan yatırımın ve çalışanların kendilerini iyi hissetmelerinin şirket için kritik bir öneme sahip olduğunun altını çiziyor. Çünkü sürdürülebilir bir kültür yaratmak, refahın yüksek olduğu bir temelde gerçekleşir.
Yazar: Psk. Barış Özkoparanoğlu




