İş Yerinde Yalnız Hissetmek mi? Birçoğumuz iş yerlerinde kendimizi yalnız hissediyoruz. Pek tabii ki bu durumun oluşmasında teknolojinin payı su götürmez bir gerçektir. Hangi sektör olursa olsun online iletişim kanallarını kullanma süremiz her geçen gün uzuyor. Bununla birlikte ekrana bakma süremiz, yüz yüze sohbetlerimiz ve fiziksel hareket etkinliklerimiz de tersi şekilde azalıyor. Bu durum bireysel anlamda bir süre sonra çalışanların kendilerini yalnız hissetmelerine sebep olan bir paradoks haline geliyor.
Her ne kadar bu durumun olumsuz bir durum olduğunun farkında olsa da bir çalışan için bu iletişim kanalları hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Uzun vadede ise çalışanlar için bu teknolojik mecburiyet kendilerini eleştirmeye Başlar. Ardından bu durum kendini değersiz hissetmeye, boşluk hissine ve tükenmişliğe bırakmaktadır.
Gün geçtikte ruh sağlığı çeperinde bu durumları yaşayan çalışanların hayattaki tüm değerleri zarar görebiliyor. Kendine daha nazik olmaktan uzaklaşıyorsun vedaha da içine kapanıyorsun. Ve yalnızlık duygusundan asla çıkamayacağına dair bir sanrıya kapılabiliyor. Hayattan daha az zevk alır bir duruma geliyor. Ve depresyon gibi olumsuz duygu durum sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu durumların şirketler için maliyeti ise elbette oldukça zorlayıcı birçok sorunu beraberinde getiriyor.
Tüm bunların yanında iş yerinde kendini yalnız hisseden çalışanlar ne yaparak bu durumla daha iyi baş edebilir ve olumsuz havayı nasıl dağıtır?
Öncelikle kişilerin yalnız olduklarına dair yaşadıkları sanrısal durum gerçeği yansıtmamaktadır. Çalışanlar bazı durumlarda gerçeklikten koptuklarını hissettikleri için yakınlarındaki sosyal çevrelerini ve ailelerini de görmez. Veya yalnız olmadığının farkında olmaz. Dolayısıyla ilk olarak kişilerin aslında yalnız olmadıklarını kendilerine hatırlatmaları ve farkındalık geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır.
Kendine Nazikçe Davran
İkinci olarak kişilerin kendilerine karşı eleştirel bir tutum sergilediklerinden bahsetmiştik. Buna karşın kendilerine nezaketle yaklaşmak, bu ağır eleştirilerin altında ezilmekten kişileri kurtaran bir durum olur.
Gelelim çalışanların boşluk hissi yaşamasına. Çalışanların kendilerini boşlukta hissetmesi, hayata kök salamadığı anlamına gelir. Bu kişiler sosyallikten, etkinlik veya aktivitelerden uzak durmaya başlar ve bunun böyle devam edeceğini düşünür. Fakat gerçek dünyada şu şekilde bir düşünceyle hareket ederler; arkadaşlarımla bir yere gitsem bile orada da yalnız hissedeceğim ve bu durum değişmeyecek.
Dolayısıyla çalışanların kendilerini yalnız hissetmemeleri adına yalnızlığı tanımlamaları, gerçekten yalnız olup olmadıkları konusunda farkındalık kazanmaları ve kendilerine nezaketle yaklaşmaları yalnızlık hissini ele alırken oldukça önemlidir.
Yazar: Kln. Psikolog Barış Özkoparanoğlu




