İş Yaşam Dengesi Nasıl Daha İyi Sağlanır?

İş Yaşam Dengesi

İş Yaşam Dengesi.. Son zamanlarda birçok insandan “o kadar çok çalışıyorum ki kendime zaman ayıramıyorum ve işten kopamıyorum” gibi söylemler duyuyorum. Aslında bahsettikleri durum, çalışma saatleri bittiğinde veya iş tanımlarında olan maddelerin bitmesi sonrasında da çalışmaya devam etmeleri. .

İş Yaşam Dengesi kavramı tüm çalışan insanları kapsayan bir sorunsal aslında. Evden çalışan insanların da artmasıyla daha da ön plana çıkan ve farkındalığı artan bir konu haline geldi. Çünkü evden çalışma modelleri gün geçtikçe erişilebilirlik ve kişisel dijital araçlarımız dolayısıyla iş hayatımızın ve özel hatamızın sınırlarını da bulanıklaştırıyor.

Elbette her zaman iş hayatımız sorunsuz ilerlemez, ilerleyemez. Böyle bir şey imkansız. Çünkü hayatımızda yoğun bir dönem olduğunda kişisel zamanımızdan da fedakarlık yapabiliyoruz. Fakat bu yoğun dönemlerde de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey iş dışındaki alanlarımızdan da beslenebilmek. Yalnızca bu şekilde motivasyonumuzu koruyabiliriz. Bu nedenle o ideal dengeyi korumak bazen ulaşılmaz gibi görünse de aslında küçük nüanslar bizler için oldukça işlevsel oluyor.


İş Yaşam Sınırlarını Nasıl Koruyabilirim

Bu sorunları elbette sizlere “İş Yaşam Dengesi” gibi alışık olduğunuz bir kavramla anlatmak yerine “iş-yaşam sınırları” kavramıyla anlatmak istiyorum. Çünkü bu denge herkes için farklıdır ve bu dengeyi genel bir kitleye sunmanın imkansız olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla burada iş-yaşam sınırlarını kullanacağım.

Bu sınırları günlük yaşamdan, herkesin yaşayabileceği bir örnekle anlatmaya başlamak istiyorum. Diyelim günlük takviminiz belli, hangi saatler arasında çalışacağınız, hangi işleri yapacağınız, eve ne zaman döneceğiniz. Veya evden çalışıyorsanız işi ne zaman sonlandıracağınız. Peki bu her şeyi planladığınız gün içinde, planınız dışında gelişen hiçbir durum olmuyor mu? Mesela kişisel bir planınız aklınıza geldi, veya evcil hayvanınızın ihtiyaçları için ona zaman ayırmanız gerekiyor. Bu talepleri nasıl karşılıyorsunuz? Aslında sizin planlarınızda yoktu tüm bunlar.

Hayatımızda ne kadar plan yaparsak yapalım, saatlere ne kadar riayet edersek edelim aslında gerekli durumlarda gerekli strateji esnekliğini de gösterebilmemiz gerekiyor bir noktada. Bu da işinizde ve kendi hayatınızda sınırlar koyabilmekle mümkün oluyor elbette.

Sizin için neyin öncelikli olduğunu iyi belirleyin

İlk olarak değerlerinizi belirlemek bu noktada çok önemli. Siz en çok nelere önem veriyorsunuz veya öncelikleriniz nedir? Hayatınızda değer verdiğiniz konuların, hak ettikleri değeri almaları için sınırlar çizebilmek çok önemlidir.

Örneğin ailesine oldukça değer veren birisi var diyelim. Fakat o kadar yoğun bir programı var ki gereken ilgi ve değeri onlara yansıtamıyor. Bu duruma dışarıdan baktığınızda önceliğin ailesinde mi olduğunu söylersiniz yoksa programına olan bağlılığına mı? Elbette yoğun tempoda geçen ve aksamasına izin vermediği temposuna, dolayısıyla kariyerine. Öyleyse bizim değerlerimiz ve harcadığımız enerjinin nesnesi de anlamlı bir paralellikte ilerlemeli sonucunda hemfikiriz. Bu kişi aslında “ailemle vakit geçirirsem kariyerimi berbat ederim” gibi bir düşünceyle hareket ediyor. Yani bildiği tek doğru da budur.

Bu şekilde yaşamına eden milyonlarca insan mevcut. Görünen o ki kendilerine “neyin öncelikli olduğu” sorusunu dahi sormuyorlar. Şimdi, tam da şu an, sen de kendine hayatındaki öncelikleri itiraf eder misin?

Bu konuda en yararlı nokta ise önceliklerimizin, değerlerimizi ve bizleri yansıttığını, yani kim olduğumuzu belirlememize imkân tanıyor olmasıdır.

Sınırlarınızı diğer insanların da bilmesi gerekiyor

Bir sonraki adımda elbette sınırlarınızın görünürlüğü yatıyor. Çünkü sınırlarınız bilinmediği takdirde “hayır” kelimesi de geçersiz kalıyor. 

Sınırlar aynı zamanda bir uzlaşma uzvudur. Her ikili ilişki için durum böyledir. Özellikle işyerlerinde ideal olan bazen mümkün olmaz. Ve bu konuda anlaşabilmek adına, karşılıklı tartışılabiliyor olabilmesi gerekir. Fakat insanlar karşısında bu konuda uzlaşır. Ayrıca sınır ihlalini gerçekleştirmeyeceğine güvendiği kimselerle konuşmayı tercih eder.

Sınırları bilmek kadar, korumak da önemli

Elbette sınırları bilmek ve o çizgilerin farkında olmak kadar, bunları korumak da oldukça önemli. Sınırları korumak küçük eylemler yoluyla pro-aktif bir şekilde gerçekleştirilir. Örneğin;

Güç içinde molalar vermek,

Kendinize odaklanabilmek adına iş dışında takvim zamanlarını engelleme,

Günün sonunda teknolojik iletişim araçlarını kapatmak,

İş yükünüzü düzenli olarak gözden geçirmek

gibi küçük eylemler aracılığıyla sınırlarınızı koruyabilirsiniz.

Yazar: Psk. Barış Özkoparanoğlu

Diğer Blog Yazılarımız

Uyku Hijyeni ve İş Hayatına Etkisi

Gün içinde kendinizi yorgun, dikkatinizi toplamakta zorlanırken veya normalden daha tahammülsüz hissediyorsanız, bunun nedeni yalnızca yoğun iş temposu olmayabilir. Gece boyunca nasıl uyuduğunuz da iş

Çalışan Verimliliği Nasıl Artar?

Çalışan verimliliği, bir çalışanın ne kadar yoğun çalıştığından çok, sahip olduğu zamanı, enerjiyi ve kaynakları ne kadar etkili kullandığıyla ilgilidir. Gün içinde uzun saatler çalışmak

Bize Yazın